Napolyon'u Durduran Osmanlı Tokadı: Akka Savunması,Cezzar Ahmed Paşa ve Napolyon "Akka'da Türkler tarafından durdurulmasaydım, bütün Doğu'yu ele geçirebilirdim”
Doğu'nun İmparatoru" olma hayalini, 90 yaşındaki bir Osmanlı paşası nasıl yıktı? 1799 yılında, Büyük İskender'in izinden giderek Doğu'yu fethetmek ve İngilizlerin Hindistan yolunu kesmek isteyen Napolyon Bonapart, Akka Surları önünde beklemediği bir direnişle karşılaştı. Mısır'daki askeri başarılarının verdiği özgüvenle Akka'yı kolayca ele geçireceğini düşünen Fransız ordusu, karşısında Cezzar Ahmed Paşa'nın komutasındaki kararlı Osmanlı savunmasını ve Nizam-ı Cedid askerlerinin disiplinini buldu. Napolyon, modern kuşatma tekniklerini ve ağır topçularını kullanmasına rağmen, Cezzar Ahmed Paşa'nın stratejik savunma hattını ve İngiliz donanmasının denizden sağladığı lojistik desteği aşamadı.
Bu başarısızlık, Napolyon'un "Doğu İmparatorluğu" rüyasının sonu oldu. Akka Kuşatması'nın kaldırılması, sadece askeri bir geri çekilme değil, aynı zamanda Napolyon'un yenilmezlik aurasının aldığı ilk büyük darbeydi. Yıllar sonra St. Helena adasındaki sürgün günlerinde, bu travmatik yenilgiyi "Kader beni bir ihtiyarın oyuncağı yaptı" sözleriyle itiraf edecekti. Akka'daki bu direniş, Fransız Devrimi'nin yayılmacı dalgasının Ortadoğu'da kırıldığı ve Osmanlı'nın askeri modernizasyonunun (Nizam-ı Cedid) sahada ilk meyvesini verdiği tarihsel bir dönüm noktasıdır.
Eğer Napolyon Akka'yı ele geçirebilseydi, iddia ettiği gibi İstanbul'a yürüyüp "Dünyanın İmparatoru" olabilir miydi, yoksa lojistik ve coğrafi sınırlar onu yine de durdurur muydu?
Napolyon, gerçekleştirdiği seferlerle Avrupa’nın siyasi haritasını tamamen değiştiren ve adını dünya tarihine yazdıran bir Fransız İmparatoruydu. Askeri ve siyasi stratejileriyle birçok bölgeyi ele geçiren Napolyon, son olarak Doğu’nun zengin topraklarına gözünü dikmişti. Ancak hiç beklemediği bir netice kendisini Mısır'da bekleyecekti. Zira Akka Kalesi, Napolyon'un Doğu düşlerini suya düşüreceği gibi yenilmezliğini de bitirecekti.
Napolyon'un yenilmezlik serisini sona erdiren kumandan ise Cezzar Ahmed Paşa isminde bir Osmanlı veziri idi.
Napolyon Bonaparte gözünü Orta Doğu ve Mısır'a dikmişti. 1798 tarihinde 40 bin kişilik askeri ve 280 parça gemiden oluşan donanmasıyla yola çıktı. Önce İskenderiye sonra Kahire’de zafer kazandı.
Durmaya hiç niyeti olmayan Napolyon, buradan El-Ariş'i, Gazze'yi ve Yafa'yı ele geçirdi. Hareketin 40. gününde, Fransız ordusu Akka'nın önüne varsa da Napolyon henüz ne ile karşılaşacağını bilmiyordu. Akka'nın diğer kaleler gibi kolayca düşeceğini zannediyordu.
Cezzar Ahmed Paşa 75 yaşındaydı ve Napolyon ilerleyen yaşı nedeniyle kaleyi savunamayacağını düşünüyordu. Bu nedenle savaştan önce birkaç kez mektup göndererek Cezzar Ahmed Paşa'dan teslim olmasını istedi.
Napolyon, Cezzar Ahmed Paşa'yı hafife alıyor, eğer kaleyi teslim ederse canını bağışlayacağı şeklinde aşağılayıcı konuşuyordu. Cezzar Ahmed Paşa teslim olmayınca kaleyi her yerden kuşatsa da sonuç hiç de Napolyon'un beklediği gibi olmadı.
Napolyon 64 gün boyunca kaleyi kuşatsa da bir sonuç alamadı ve Osmanlı topraklarından geri çekilmek zorunda kaldı.
Osmanlı dahi Napolyon'un çekileceğinden ümidi kesmişken, Fransız galibiyetine kesin gözle bakılırken bunu tersyüz eden, Türk’ün pes etmeyeceğini tüm aleme gösteren, böylelikle Napolyon’un dudaklarından “Türkler öldürülür fakat yenilmezler” sözünün dökülmesini sağlayan yiğit bir serdardı Cezzar Ahmed Paşa…
İhtiyar diye küçümsediği paşa karşısında ilk yenilgisini alan Napolyon'un yaşadığı hezimetin ardından söylediği ve tarihe geçen bir diğer sözü de şudur:
"Akka'da Türkler tarafından durdurulmasaydım, bütün Doğu'yu ele geçirebilirdim”
Napolyon'un Mısır'ı işgali sırasında Osmanlı ordusunu Cezzar Ahmed Paşa idare ederken Osmanlı saflarında savaşıp III.Selim tarafından ödüllendirilen şahsiyet ise İngiliz amiral Horatio Nelson olmuştur.