10 Soruda Meme Kanseri

Kanserden ölümlerin yüzde 14’ünden sorumlu olan meme kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor. Her yıl 1,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuyor.

YAŞAM 30.09.2017, 18:59 31.05.2019, 16:02 Uşak Haber Ajansı
 10 Soruda Meme Kanseri

Kanserden ölümlerin yüzde 14’ünden sorumlu olan meme kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor. Her yıl 1,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuyor. Yeni doğmuş bir kız çocuğunun ömrü boyunca meme kanserine yakalanma riski ise yaklaşık yüzde 12, bu çok yüksek bir oran. Araştırmalar, her 8 kadından birinin, yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıdığını, erkeklerde ise riskin daha az olduğunu gösteriyor. Hastalıkla ilgili bilgi kirliği ise kafa karışıklığına neden oluyor. Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı ve Meme Sağlığı Merkezi Yöneticisi Prof. Dr. Metin Çakmakçı meme kanseriyle ilgili en çok merak edilen soruları yanıtladı.

Meme kanseri nedir?

Meme kanseri, genel olarak meme dokusunun herhangi bir yerinden kaynaklanabilen ve en sık kanallarda oluşan kanser türüdür. Memedeki sütü yapan kesecikler ve bunları taşıyan kanallarda gelişir. Tüm dünyada kadınlarda görülen kanserler arasında birinci sırada yer alan meme kanseri ağırlıklı olarak menopoz sonrasında görülürken, son yıllarda ciddi olarak 40 yaş altı kadınlarda da sıklıkla görülmeye başlamıştır. Avrupa’da her 10 kadından biri, ABD’de ise her 8 kadından birinin, yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıdığını, erkeklerde ise görülme sıklığının kadınlara oranla çok düşük olduğu görülüyor. Ancak teknolojik gelişme ve erken tanı olanakları, meme kanserinde yaşam kayıplarının düşük olmasını sağlıyor. Bunun yanında Batı ülkelerinde sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları ve hükümetlerin sağlık politikaları sonucu toplumun meme kanseri bilincinin artırılması meme kanserine bağlı ölüm oranlarının düşük kalmasını sağlayan bir başka unsur.

Meme kanserinin belirtileri nelerdir?

Meme kanserinde önemli olan, belirtiler ortaya çıkmadan hastalığı yakalayabilmek. Çünkü belirtilerin gelişmesi, hastalığın ilerlediği anlamına geliyor.

Meme kanserinde en sık görülen belirtiler ise;

• Memede ya da koltuk altında ele gelen kitle,

• Memenin boyutunda veya şeklinde oluşan değişiklik,

• Meme başından kanlı akıntı gelmesi,

• Memenin derisinde veya meme başında şekil ve renk değişikliği,

• Meme veya meme başında içeriye doğru çekilme olması,

• Memede kitle olmamasına rağmen koltukaltında ya da boyunda bir beze oluşması.

Meme kanserinin risk faktörleri nelerdir?

Bazı risk faktörlerine sahip kadınlarda meme kanseri görülme ihtimali artıyor. Ancak yine de risk faktörlerini taşımayan kişilerin de meme kanserine yakalanması mümkün. Meme kanserinde ileri yaş önemli bir risk faktörünü oluşturuyor. 50 yaş üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı, 50 yaşın altında olan kadınlardan 4 kat daha fazla oluyor. Bu nedenle, özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda tarama testlerinin önemi artıyor.

Risk faktörleri:

• Ailede meme kanseri öyküsünün bulunması,

• Adetlerin erken yaşta başlamış olması (12 yaş altı),

• Doğum yapmamış olmak,

• İlk doğumu 30 yaş sonrasında yapmış olmak,

• Geç yaşta menopoza girmek,

• Kilolu olmak ve özellikle menopoz sonrası kilo almak,

• Sigara tüketmek riski artırıyor.

Meme kanseri genlerinin önceden tespit edilmesi mümkün mü?

Meme kanserine yol açtığı bilenen bazı genler tarif edilmiştir ve genetik test yoluyla tespit edilmektedir. Bu test ailesinde

erken yaşta meme kanseri

her iki memede meme kanseri

meme dışında erken yaşta yumurtalık kanseri

Erkek meme kanseri akrabası olan kişilere genetik çalışma yapmak düşünülebilir.

Genetik testler bu konuda uzman genetik danışma merkezlerinde yapılmaktadır. Kişilerin aile hikayesi detaylı olarak değerlendirilmekte ve çıkan sonuçlar doğrultusunda test yapılmaktadır. Genetik test erken yaşta meme kanseri olan kişilere de yapılmaktadır. Amaç kardeş ve çocukların risk haritasını çıkarmak ve tedaviye devam ederken bilgi sahibi olmaktır.

Meme kanserinin erkeklerde görülme sıklığı nedir?

Meme kanserinin kadınlara özgü bir hastalık olduğu sanılır. Ancak meme kanserlerinin yaklaşık %1’i erkeklerde görülür. Erkeklerde bu kadar az görülmesinin iki nedeni, erkeklerde meme dokusunun nispeten azlığı ve erkeklerin hormonal yapısının kadınlardan farklı olmasıdır.

Erkeklerde meme kanseri daha çok 60 yaş üstünde görülür. Çok az erkek hastalığın farkına varır ve bu nedenle hastalık tanısı kadınlara göre daha geç konur, kanser tanısı konduğunda da hastalık genellikle ilerlemiş olur ve tedavisi de zorlaşır. Dolayısıyla, erkeklerin de bu konuda duyarlı olmaları ve vücutlarındaki değişikliklerin farkında olmaları çok önemli.

Meme kanserinin tedavisi nasıl yapılır?

Meme kanseri çok sık görülen bir hastalık; kadındaki en sık kanser. Bunun iyi tarafı, meme kanseri ile ilgili çok bilginin olması ve çok sayıda araştırma yapılıyor olması. Hem tanı hem de tedavi yöntemlerinde birçok gelişme yaşanıyor. Meme kanserinin türlerine göre tedavi seçenekleri de gün geçtikçe farklılaşıyor ve kişiye özel tedavi ön plana çıkıyor. Meme kanseri riskinin ortalamadan yüksek olduğunu bildiğimiz kadınları daha iyi ayırd ediyor olmamız, kadınların meme yapılarını daha iyi tanımaları, memelerindeki değişikliklerin farkına varmaları ve zamanı geldiğinde koruyucu meme taramalarını yaptırmaları gibi bilinçli davranışlar günümüzün tıp teknolojisiyle birleştiğinde, meme kanseri korkutmayan bir kanser türü haline geliyor.

Meme kanserlerinin aşağı yukarı yüzde 10’u kalıtsal genetik faktörlere bağlıdır. Bunlardan da yüzde 85’i BRCA1, BRCA2 dediğimiz gen mutasyonlarına, geri kalanı başka genlerdeki mutasyonlara bağlıdır. Ailesel kanser riskinin yüksek olduğunu saptadığımız hastalarda bu genetik mutasyonların olup olmadığına bakabiliyoruz. Eğer bu mutasyon varsa, yıllar içerisinde meme kanseri ve yumurtalık kanseri olma olasılığının çok yüksek olduğunu biliyoruz. Buna bağlı olarak erken tarama, ilaç kullanarak riski düşürme, bazen de ameliyatla meme dokusunu çıkararak hastalığı önleyici bazı yaklaşımlar öneriyoruz.

Kanser olmuş ve erken evrede tanı konup ameliyat edilmiş olan hastaların önemli bir kısmını, gelişmiş ve güvenirliği kanıtlanmış yeni genetik testler sayesinde kemoterapi vermeden izleyebiliyoruz. Bu yaklaşım ile bu hastaları hem kemoterapinin yan etkilerinden korumuş oluyoruz hem de yaşam kalitelerini düşürmemiş oluyoruz.

Meme kanseri ve tedavisindeki yeni tekniklerden biri de radyoterapiyi ameliyat sırasında vermek. Bu yöntem ile hastaya zaman kazandırılarak bazı tıbbi yararlar sağlanabiliyor. Normalde, meme kanseri ameliyatında önce tümörü çıkarmak için bir cerrahi işlem yapılır, daha sonra ise birkaç hafta boyunca radyasyon tedavisi uygulanır. Ancak intraoperatif radyoterapi seçeneğinde radyoterapi ameliyat sırasında, tümör alındıktan hemen sonra veriliyor. Böylece, 5 hafta süren radyoterapi tedavisi sadece 30-40 dakika içerisinde tamamlanabiliyor.

Ancak, Batı ülkelerinde bile meme kanseri tanısı konduğunda hastaların %5’i ileri bir evrede oluyor. Bu hastalarda güvenebileceğimiz tek yöntem gelişmiş ilaç tedavileridir. Bazı tümörlerin bu tedavilere yanıtı iyi, bazılarınınki pek iyi olmuyor ne yazık ki.

1970’ler ile karşılaştırıldığında meme kanserine bağlı ölümler üçte bir oranında azalmış olsa da, tanının geç konması, özellikle de görülme sıklığının yüksek olması nedeniyle meme kanseri ne yazık ki dünyada halen kadınlardaki birinci sıradaki kansere bağlı ölüm nedeni.

Genetik risk altında olan kişiler dışında, kimler meme kanseriyle ilgili tehlike altında? Sigara, spor yapmamak, sutyen kullanımı meme kanserini tetikliyor mu?

Sağlıklı bir yaşam tarzı sadece kansere değil, tüm hastalıklara yakalanma riskini düşürüyor. Her ne kadar genetik bir risk faktörü olmasa da kanser riskini düşürmek için özellikle sigaradan uzak durmak çok önemli. Pasif içiciliğin bile kanser riskini artırdığını gösteren çalışmalar var. Özellikle sigara kullanan, düzenli egzersiz yapmayan, hareketsiz bir yaşam tarzı benimseyen ve sağlıksız beslenen insanların sadece meme kanseri değil, her türlü kansere yakalanma risklerinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Şişmanlık da meme kanseri ile doğrudan ilgili. Obezite, kanser olma olasılığını artırıyor. Yani şişmanlık, kanser riski açısından bakıldığında da bir hastalık, yalnızca estetik bir kusur değil maalesef. Diğer taraftan sütyen kullanmanın, sutyenin tipinin, deodorant kullanımının meme kanseri ile uzaktan yakından ilişkisi yok.

Erken tanı için ne yapmalı? Mamografi çektirmek ne kadar önemli?

Meme kanseri riski yaşla birlikte artar. Düzenli hekim kontrolleri içinse anlamlı yaş sınırı 40-45 yaşlar arasıdır. Risk altında olanların 40 yaşından sonra her yıl, risk altında olmayanların ise 45 yaşından sonra her yıl muayene, mammografi ve ultrasonografi çektirmeleri öneriliyor. Kişide özel bir risk varsa da daha sık doktor kontrolüne gitmesi öneriliyor. Mammografi ise bugün için meme kanseri açısından en değerli tarama testidir. Memenin yapısı nedeniyle bazen mamografi fazla bir bilgi veremiyor ve bu durumlarda MR çekerek hastayı izlemek gerekebiliyor.

Emzirmek meme kanseri riskini düşürür mü?

Emziren kadınlarda risk daha az, emzirmeyenlerde ise daha yüksek diye bir şey yok. Bir kadın için emzirmesi ya da emzirmemesi özel bir risk faktörü oluşturmuyor. Yani, bireyin taranması kuralları değişmiyor. Bunun gibi, büyük kitleler ve toplumlar için saptanabilen, akademik değeri olan farklılıklar olabilir. Fakat birey için bunlar anlamlı değil. Örneğin, meme kanserine yakalanma oranınız yüzde 10’dan 10 buçuğa çıkması sizin için bir şey ifade etmez. Kadının bilmesi gereken, gerçek riski artıran önemli bilgi, ailede, anne tarafında yoğunlaşmış meme kanseridir.

Meme cerrahisi geçirmiş kadınlar da emzirebilir mi?

Meme cerrahisi geçirmiş kadınlar (memesinin tamamı alınmamış olanlar) genellikle bebeklerini emziremeyeceklerinden korkarlar ancak ameliyat edilmiş ve tedavisi tamamlanmış meme diğer meme gibi süt salgılamaya devam eder ve emzirme her iki memeden yapılabilir.

banner162
Yorumlar (0)
banner126
banner155
13
az bulutlu
Namaz Vakti 24 Mayıs 2022
İmsak 03:53
Güneş 05:37
Öğle 13:04
İkindi 16:57
Akşam 20:22
Yatsı 21:58
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
sanalbasin.com üyesidir

Gelişmelerden Haberdar Olun

@